Blog
  • 2017 YILINDA DAHA FAZLA PIRLANTA SATMAK İÇİN İPUÇLARI
    Yayınlayan: Cevaheer | 14 Aralık 2016

    Yılbaşı yoğunluğu, yılın bu döneminde herkes için büyük önem taşıyor ancak aynı zamanda bu ayların 2017 senesine hazırlık için de bir fırsat olduğunu unutmamak gerekiyor. Jewellery Magazin dergisinden EMILY MOBBS, kaleme aldığı yazısında yeni yıl ‘da pırlanta satışlarını artırmak isteyen kuyumcular için kullanışlı ipuçları vermiş.

    Son zamanlarda perakende oyunu değişti ve bu zor oyunda işletmeler operasyonlarına yönelik yaklaşımlarını yeniden gözden geçirmeleri gerekiyor, reaktif olmaktan çok proaktif olmak, her zamankinden daha önemli görünüyor.

    Bunu akılda tutarak önümüzdeki yılda satışları canlandırmanın ve işletme karlılığımızı artırmanın ipuçlarını aşağıda bulabilirsiniz.

    Pazarlama Takvimi Oluşturun

    MJH Group Satış ve pazarlama direktörü Marcus Hancock, bir pazarlama takvimi oluşturmanın etkili tanıtım kampanyaları oluşturmak için en iyi yol olduğunu söylüyor.

    "Bir pazarlama takvimi olmadan, disiplinli olmak ve pazarlama kampanyalarına tutarlı ve koordineli bir şekilde yaklaşmak olanaksızdır" diye belirtiyor. "Pazarlama takvimi oluşturmak; işletmelere promosyon ve satış bütçelerini önceden belirlemeye, etkisiz pazarlamaya yapılan harcamayı azaltmaya, satışları artırmak için müşteri davranışını olumlu şekilde etkilemelerine, gelirdeki dalgalanmaları yönetmesine ve pazarlama planına bağlı kalmasına yardımcı oluyor" dedi.

    Hancock, pazarlama takvimi geliştirirken ilk olarak takvimin aylara bölünmesi ve ardından yıl içinde gerçekleşen Yılbaşı, Sevgililer Günü, Anneler Günü ve Babalar Günü gibi önemli günlerin de takvime mutlaka not edilmesi gerektiğine inanıyor. Aynı zamanda okul tatilleri gibi pazarı etkileyebilecek diğer tarihlerinde takvimde mutlaka yer alması gerektiğini belirtiyor.

    Takvimde ilgili tarihler doldurulduktan sonra bu günlerde müşterilerinize hangi yollarla ulaşmanız gerektiğini belirlemeniz gerekiyor. Bunlar basılı kataloglar, mağaza içi promosyonlar, doğrudan posta, e-posta, web sitesi ve sosyal medya promosyonlarından herhangi biri olabilir.

    Birçok perakende şirketi bu noktadan sonra durabilir, ancak Hancock, aşağıdaki adımları uygulayarak takvimi bir sonraki seviyeye taşımanın önemli olduğunu belirtiyor;

    • Her kampanyanın amacını ve hedef kitlesini çok iyi belirleyin. Bu size, yeni ve mevcut sadık müşterilerinize yönelik yeterli sayıda kampanya yapıp yapmadığınız hakkında iyi fikirler verecektir.
    • Yaptığınız kampanyalar ile ne kadar satış yapmak istediğinizi belirleyin. Daha sonra takviminizde belirlediğiniz kampanyaların bütçelerini çıkartın. Belirlediğiniz kampanya bütçesi satışlarınızla örtüşüyor mu, o zaman harika! Cevabın hayır olması durumunda ise kampanyaların sayılarını azaltmak gerekecektir. Çünkü takvim oluşturmamızın amacı tekrarlayan, hedefe ulaşan ve risksiz kampanyalar üretmektir.

    Hancock, bir pazarlama takviminin oluşturulmasıyla ilgili nihai kritik adımın, üretilen her kampanyanın sonuçlarını takip etmek olduğunu belirterek sonuçlandırıyor ve bunun bir 'ROI' sütununda belirtilmesi gerektiğini ekliyor.

    İzleme sonuçları, müşterilere mağazanızın adını nerede duyduklarını ya da Anneler Günü kataloğunu alıp almadıklarını sormak kadar basit olabilir. Bu, işletmenin her bir kampanyanın etkinliğini değerlendirmesini ve hangilerinin tekrarlanacağını belirlemesini sağlar. Bu adım ayrıca sonraki takvimlerin ileriki yıllarda hazırlanmasını da kolaylaştırır.

    NAKİT TUT

    Ocak ve Şubat aylarında tatile çıkma planları yapan kuyumcuların tekrar düşünmesi gerekir.

    Retail Edge Danışmanlık kurucu ortaklarından David Brown'a göre, Ocak ve Şubat mola vermek için ideal aylar gibi görünse de aynı zamanda bu aylar mağazaların en fazla fayda sağlayacağı dönemdir.

    Brown, ortalama bir mağazanın Aralık ayında personel giderlerinde çok da artış olmadan satışlarının yüzde 20-25'ini gerçekleştirebileceğini belirtiyor. Brown’a göre Aralık  ayı sonunda bankada daha fazla paranız olabilir, ancak; bu fonların bir sonraki döneme hazırlık için dikkatli kullanılması gerektiğini ekliyor.

    Brown, ileriki dönemlere yatırım yapmak isteyen kuyumcular için Kanadalı iş eğitmeni ve yazar Brian Tracy tarafından geliştirilen bir formülü öneriyor. Bu formül İşletme sahipleri tarafından ele alınması gereken dört temel soruyu içeriyor:

    • Daha fazla ne yapabilirsin? Burada neyin gerçekten iyi çalıştığını incelemesin, dikkatli planlama yaparak mı yoksa şansının iyi olmasıyla mı başarılı oldun ve bu başarı gerçekten sürdürülebilir mi?
    • Daha az ne yapmalısın? Geçen yılda yaşadığın en büyük sıkıntılardan ve bunların bu sene tekrarlanmaması için ne yapman gerektiğini incelemelisin.
    • Ne yapmaya başlamalıyım? Ertelemeyin, şimdi değişiklik yapın!
    • Ne yapmayı bırakmalısın? Ürün gamın karsız mı yoksa verimli olmayan elemanların mı var?

    RAF DÜZENİNİZİ SIK SIK DEĞİŞTİRİN

    Perakende uzmanları Rich Kizer ve Georganne Bender, mağazalardaki rafları sürekli yenilemenin faydasına ve bunu planlamaya başlamak için de sene başının en iyi zaman olduğunu düşünüyorlar.

    Mesela tüketicilerin ilk olarak ilk fark edeceği bir şeyle başlayalım: mağaza vitrini.

    Kizer ve Bender, gösterişli mağaza vitrinlerini üretirken, çok abartılmadığı sürece perakendecilerin kendi fikirlerini uygulamalarının iyi olduğunu söylüyorlar ama vitrini çok fazla doldurmanın da ürünlerin öne çıkmasını zorlaştırdığından bahsediyorlar. Ayrıca, iki haftada bir vitrini değiştirmek için genel bir kural uygulamanızı önermektedir; Belirli bir günde değişiklik yapmak beklenti yaratacak ve yeni şeyler görmek için müşterileri heyecanlandıracak, fakat daha az düzenli ve yenilenmeyen vitrinler de tam aksine müşteriyi sıkacak ve fark etmemesini sağlayacaktır.

    Mağaza düzenini iyileştirmek için bir diğer strateji, önemli ürünlerin mağazanın 'dekompresyon bölgesinden' başka bir bölgeye taşınmasıdır. Dekompresyon bölgesi, bir müşterinin mağazanıza girdikten hemen sonra gördüğü alandır. Bölgenin büyüklüğü, mağazanın genel boyutuna ve düzenine bağlıdır.

    Kizer ve Bender, çok fazla mağazanın önemli ürünlerini bu alana yerleştirdiğini fakat bu ürünlerin satmadığını belirterek tüketicilerin çoğunun bir mağazaya girip sağa baktıkları ya da sağa döndüğünün kanıtlanmış bir gerçek olduğunu ve mağazadaki en önemli alanların bu bölgeler olduğunun altını çiziyorlar.

    EMILY MOBBS yazısını şu şekilde tamamlamış. “Burada bahsedilen şey, kuyumcuların önümüzdeki yıla hazırlanmaya başlayabilecekleri yolların yalnızca bir fotoğrafı. İster bunları uygulayın ister kendi çözümlerinizi ama mutlaka hazırlanın. Benjamin Franklin'in deyişiyle, "Hazırlanmaktan kaçınarak başarısız olmaya hazırlanıyorsunuz" 

    Yorumlar
    • data
      data
    Yorum Alanı
En Son Yayınlar
X Kapat
X Kapat
X Kapat
X Kapat